SON DAKİKA
Hava Durumu

#İrem Sönmezoğlu

- İrem Sönmezoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İrem Sönmezoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın Göz Sağlığı Fırat Optik’e Emanet Haber

Bursa’nın Göz Sağlığı Fırat Optik’e Emanet

Sanayi ve Dijitalleşme Gözleri Yoruyor Bursa’yı diğer illerden ayıran "sanayi faktörü", özellikle montaj hattı ve kalite kontrol birimlerinde çalışan binlerce işçide "yalancı miyopi" ve astigmatizma riskini %15 artırıyor. Öte yandan, kentin eğitim merkezlerinde çocuk yaş grubu gözlük kullanım oranı son 10 yılda %22 artış göstermiş durumda. Göz sağlığındaki bu istatistiksel artışın önüne geçmek için Bursa’nın köklü kuruluşu Fırat Optik, bilimsel ve teknolojik bir seferberlik başlattı. Nursel Fırat: "Yapay Zeka ile Kişiye Özel Tasarım Dönemi" Fırat Optik’in vizyoner ismi Nursel Fırat, göz sağlığında kullanılan ekipmanların hayati önemine dikkat çekerek, geleneksel yöntemlerin ötesine geçtiklerini vurguladı. Son model teknolojik cihazlar ve yapay zeka algoritmaları kullanarak her bireyin göz yapısına özel tasarımlar hazırladıklarını belirten Fırat, şu açıklamalarda bulundu: "Fırat Optik olarak, sadece bir görme aracı değil, bir sağlık teknolojisi sunuyoruz. Yapay zeka kullanarak hazırladığımız kişiye özel gözlükler, özellikle gelişim çağındaki çocuklarda ve ergenlerde miyopi ilerlemesini yavaşlatmakta, kırma kusurlarını en aza indirmektedir. Doğru odaklama ve göz yapısıyla %100 uyumlu mercekler sayesinde, zamanla numarada iyileşme veya ilerlemenin durdurulması hususunda çok ciddi sonuçlar alıyoruz." "Profesyonel Olmayan İmalat, Göz Sağlığı İçin Tehdit" Açıklamalarında önemli bir uyarıda da bulunan Nursel Fırat, profesyonel standartlarda üretilmemiş gözlüklerin risklerine değindi. Fırat, "Göz yapısına uygun şekilde tasarlanmamış, profesyonel imalat sürecinden geçmemiş gözlükler kullanılmamalıdır. Yanlış odaklama ve kalitesiz mercekler, var olan kusuru iyileştirmek bir yana, göz sağlığına geri dönülemez zararlar verebilir. Biz Fırat Optik’te, teknolojinin ulaştığı son noktayla halkımızın göz sağlığının nabzını tutuyoruz" dedi. Eğitim ve Sanayide Verimlilik İçin "Net Görüş" Fırat Optik’in sunduğu ileri teknoloji çözümler, Bursa’nın "sağlıklı şehir" vizyonunu desteklerken; öğrencilerin akademik başarısını, sanayi çalışanlarının ise operasyonel verimliliğini doğrudan artırıyor. Özellikle Nilüfer ve Osmangazi gibi nüfus yoğunluğu yüksek ilçelerde, Fırat Optik’in sağladığı yüksek standartlı hizmetler, şehrin görme kusurları haritasını daha pozitif bir noktaya taşımayı hedefliyor. Bursa’nın sağlık altyapısındaki teknolojik dönüşüme öncülük eden Fırat Optik, kişiye özel mühendislik ve sağlık bilimini aynı odakta buluşturarak, Bursalılara daha net bir gelecek vadediyor. HABER: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu

Bursa’da Sessiz Dostlar İçin Tarihi Adım: Redocat "Askıda Tedavi" ile İlk Hastalarını İyileştiriyor Haber

Bursa’da Sessiz Dostlar İçin Tarihi Adım: Redocat "Askıda Tedavi" ile İlk Hastalarını İyileştiriyor

İlk Patili Hastalar Sağlığına Kavuşuyor Uygulamanın başlamasıyla birlikte, duyarlı vatandaşlar tarafından sokaktan yaralı halde getirilen kedi ve köpeklerin tedavileri Redocat uzmanlığıyla gerçekleştirilmeye başlandı. Maddi imkansızlıklar nedeniyle tedavi sürecini başlatmakta tereddüt eden vatandaşların getirdiği canlar, "askıdaki fatura" sistemi sayesinde bekletilmeden ameliyat ve rehabilitasyon sürecine alındı. Sistemin ilk meyvelerini vermesi, projenin sürdürülebilirliği açısından büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Şeffaf Bir Yardımlaşma Zinciri Kuruluyor Sistemin işleyişi tamamen şeffaflık ve güven üzerine inşa edilmiş durumda. Sokakta yardıma muhtaç bir hayvanı kliniğe getiren ancak ödeme gücü bulunmayan vatandaşlar için oluşturulan tedavi faturası, kliniğin "askı" panosuna kaydediliyor. Ardından kliniğe gelen hayırseverler veya durumu uygun olan hayvanseverler, bu faturaları görerek diledikleri tutarı ya da faturanın tamamını ödeyerek bir canın kurtarılmasına doğrudan katkı sağlıyor. Uzman Veteriner Hekim Hüseyin Yolaçan: "Ticaret Değil, Hayat Öncelikli" Projenin uygulayıcısı olan Uzman Veteriner Hekim Hüseyin Yolaçan, Bursa.news mikrofonlarına yaptığı açıklamada, uygulamanın vicdani bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Sektörde devrim niteliği taşıyan bu adım hakkında konuşan Yolaçan, şunları söyledi: "Sokak hayvanlarının bir sahibi yok; onlar doğaları gereği son derece masum, sessiz ve aslında biz insanlara muhtaç durumdalar. Redocat olarak, şimdiye kadar hiçbir kliniğin cesaret edemediği bir ilki gerçekleştirmek istedik. Bizim felsefemizde ticaret değil, hayat kurtarmak önceliklidir. Bu hayvanlar bize emanet edilmiş canlardır. Onların tedavisini sadece tıbbi bir süreç değil, her insanın omuzlarındaki bir vefa borcu olarak görüyoruz." "Ücretten Çekinmeden Kliniğimize Gelin" Vatandaşlara çağrıda bulunan Yolaçan, sokakta yardıma muhtaç bir can görüldüğünde arkasını dönmemeleri gerektiğini vurguladı: "Bundan sonra kimse sokak hayvanlarının tedavisi için ücret kaygısı taşımasın. Cebinde parası olmayan vatandaşımız da gönül rahatlığıyla bu canları bize getirebilir. Biz onlar için tüm imkanlarımızı seferber etmeye hazırız." İyilik Hareketine Siz de Destek Olun! Redocat Veteriner Kliniği, başlattığı bu anlamlı kampanya ile sadece tedavi sunmuyor, aynı zamanda toplumsal bir farkındalık yaratıyor. Tam teşekküllü cihazlarla ameliyattan yoğun bakıma kadar geniş bir yelpazede hizmet veren kurum, tüm hayırseverleri askıdaki faturalara omuz vermeye davet ediyor. Siz de Redocat’ın askıdaki listelerine göz atarak, sokakta yaşam savaşı veren bir kedinin aşısına, bir köpeğin ameliyatına veya bir canın mamasına destek olabilirsiniz. Unutmayın; bir faturayı kapatmak, bir canın dünyasını değiştirmek demektir. HABER: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu

Bursa'da Can Dostlar İçin Tarihi Adım: Askıda Tedavi Uygulaması Başlıyor! Haber

Bursa'da Can Dostlar İçin Tarihi Adım: Askıda Tedavi Uygulaması Başlıyor!

Anadolu geleneği olan "askıda ekmek" kültürünü veteriner hekimlik branşına uyarlayan Redocat Veteriner Kliniği, sokak hayvanlarının tedavi maliyetleri nedeniyle sahipsiz kalmasının önüne geçecek "Askıda Muayene ve Tedavi" uygulamasını resmen başlattı. Sistem Nasıl İşliyor? Yardımlaşma Zinciri Kuruluyor Uygulamanın işleyişi, hem şeffaflık hem de yardımlaşma üzerine kurulu. Sokakta yaralı, hasta veya bakıma muhtaç bir can dostunu bularak kliniğe getiren ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle tedavi masraflarını karşılayamayan vatandaşlar, tedavi sonrası oluşturulan faturayı "askıya" bırakabiliyor. Ardından kliniğe gelen duyarlı hayırseverler veya durumu uygun olan vatandaşlar, askıdaki bu faturaları görerek diledikleri tutarı ya da faturanın tamamını ödeyebiliyor. Böylece tedavi masrafları, getiren kişinin omuzlarından alınarak toplumsal bir imece usulüyle karşılanıyor. Uzman Veteriner Hekim Hüseyin Yolaçan: "Onlar Bize Emanet Canlar" Projenin mimarı olan Uzman Veteriner Hekim Hüseyin Yolaçan, Bursa.news mikrofonlarına yaptığı açıklamada, sokak hayvanlarının yaşadığı çaresizliğe vurgu yaparak vicdani sorumluluk çağrısında bulundu. Yolaçan, sektörde bir dönüm noktası olarak görülen bu uygulama hakkında şunları söyledi: "Sokak hayvanlarının bir sahibi yok; onlar doğaları gereği son derece masum, sessiz ve aslında biz insanlara muhtaç durumdalar. Redocat olarak, şimdiye kadar hiçbir kliniğin cesaret edemediği bir ilki gerçekleştirmek istedik. Bizim felsefemizde ticaret değil, hayat kurtarmak önceliklidir. Bu hayvanlar bize emanet edilmiş canlardır. Onların tedavisini sadece bir tıbbi süreç değil, hem sosyolojik hem de dini açıdan her insanın omuzlarındaki bir sorumluluk olarak görüyoruz." "Ücretten Çekinmeden Kliniğimize Gelin" Vatandaşların sokakta yardıma muhtaç bir hayvan gördüğünde "nasıl öderim?" korkusuyla arkasını dönmemesi gerektiğini belirten Yolaçan, kapılarının sonuna kadar açık olduğunu ekledi: "Bundan sonra kimse sokak hayvanlarının tedavisi için ücret kaygısı taşımasın. Cebinde parası olmayan vatandaşımız da gönül rahatlığıyla bu canları bize getirebilir. Biz onlar için tıbbi olarak ne gerekiyorsa yapmaya, tüm imkanlarımızı seferber etmeye hazırız." Sosyolojik Bir Devrim: Şeffaf ve Güvenilir Dayanışma Redocat’ın başlattığı bu uygulama, sadece Bursa’da değil tüm Türkiye’de yankı uyandırmaya aday. Tam teşekküllü muayenehane imkanlarıyla ameliyattan rehabilitasyona kadar geniş bir yelpazede hizmet sunan kurum, askıdaki faturaların her birini kayıt altına alarak suistimallerin önüne geçiyor. Haber: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu

Bugün İftara Ne Pişirsem? Haber

Bugün İftara Ne Pişirsem?

BUGÜN İFTARDA NE VAR? GELENEKSEL TATLAR MODERN DOKUNUŞLARLA BULUŞUYOR Başlangıcı ferah bir yoğurt çorbasıyla yapıp, ana yemekte beşamel sosun tavukla eşsiz uyumuna yer veriyoruz. Finali ise Bursa’nın tescilli lezzeti süt helvası ile yapıyoruz. Günün İftar Menüsü Çorba: Naneli Yoğurt Çorbası Ana Yemek: Mantarlı Beşamel Soslu Tavuk Yancı: Tereyağlı ve Kekikli Makarna Salata: Klasik Çoban Salatası Tatlı: Fırınlanmış Süt Helvası ADIM ADIM TARİFLER: 1. Yoğurt Çorbası (Yayla Usulü) Malzemeler: 1 fincan pirinç, 1.5 su bardağı yoğurt, 1 yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı un. Hazırlanışı: Pirinçleri haşlayın. Ayrı bir kapta yoğurt, un ve yumurtayı çırpıp ılıştırarak tencereye ekleyin. Kaynayana kadar karıştırın. Üzerine bol nane yakılmış tereyağı gezdirerek servis edin. 2. Mantarlı Beşamel Soslu Tavuk Malzemeler: 500 gr kuşbaşı tavuk, 250 gr mantar, 1 soğan. Sos için: 2 yk tereyağı, 1.5 yk un, 1.5 bardak süt, karabiber, muskat. Hazırlanışı: Tavukları ve mantarları soteleyin. Ayrı bir yerde un ve tereyağını kavurup sütü ekleyerek koyulaşana kadar pişirin. Altını kapattıktan sonra bir tutam karabiber ve muskat ekleyin. Karışımı tavukların üzerine döküp isteğe bağlı kaşar peyniriyle fırınlayın. 3. Terayağlı Tulum Peynirli Kekikli Makarna Malzemeler: Yarım paket makarna, bir dolu yemek kaşığı tereyağ, iki çorba kaşığı tulum peyniri, yarım çay kaşığı kekik. Hazırlanışı: Yarım paket makarnayı yumuşayıncaya kadar haşlayıp suyunu süzün. Tencerede tereyağını eritip üzerine tulum peyniri ve kekiği ekleyin. Peynir hafif erimeye başlayınca makarnayı ilave ederek iyice karıştırın. 4. Bursa Usulü Süt Helvası Malzemeler: 100 gr tereyağı, 1 su bardağı un, 1 litre süt, 1 su bardağı şeker, 1 paket vanilya. Hazırlanışı: Unu tereyağında kokusu çıkana kadar (rengi dönmeden) kavurun. Süt ve şekeri ekleyip muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Isıya dayanıklı bir kaba alıp 200°C fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Haber: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu

Bugün İftara Ne Pişirsem? Haber

Bugün İftara Ne Pişirsem?

Ramazan ayının manevi iklimi sofralarda buluşurken, bu akşamın menüsü alışılmışın dışına çıkarak hem meyve hem de etin eşsiz uyumunu sofralara taşıyor. Ekşili köftenin ferahlığıyla başlayıp, kuru meyvelerin kuzu etiyle dans ettiği bir ana yemekle devam eden menü, tam kıvamında bir un helvası ile tatlı bir sona ulaşıyor. 1. Başlangıç: Terbiyeli Ekşili Köfte İftara mideyi yormayan ama doyurucu bir giriş yapmak isteyenler için en iyi seçenek. Malzemeler: 250g kıyma, 1 kahve fincanı pirinç, 1 soğan, 2 patates, 2 havuç. Terbiyesi: 1 yumurta sarısı, yarım limon suyu, 1 kase yoğurt. Hazırlanışı: Kıyma, rendelenmiş soğan ve pirinçle küçük köfteler yapılıp unlanır. Tencerede küp doğranmış havuç ve patates haşlanır. Sebzeler yumuşayınca köfteler eklenir. Pişmeye yakın terbiye malzemeleri çırpılarak yavaşça tencereye ilave edilir, bir taşım kaynatılıp servis edilir. 2. Ana Yemek: Kuru Üzümlü ve Kayısılı Kuzu Sote Osmanlı mutfağının imza lezzetlerinden biri olan meyveli et yemeği, iftarın yıldızı olmaya aday. Malzemeler: 500g kuşbaşı kuzu eti, 1 avuç kuru üzüm, 5-6 adet kuru kayısı, 1 yemek kaşığı tereyağı, yarım çubuk tarçın, tuz, karabiber. Hazırlanışı: Kuzu etleri kendi suyunu çekene kadar mühürlenir. Tereyağı eklenip biraz kavrulur. Islatılmış kuru üzümler, dilimlenmiş kayısılar ve tarçın ilave edilir. Az miktar sıcak su eklenerek etler lokum gibi olana kadar kısık ateşte pişirilir. 3. Eşlikçi: Tane Tane Tereyağlı Pirinç Pilavı Meyveli etin en iyi dostu, nişastasından tamamen arınmış klasik bir pilavdır. Malzemeler: 2 su bardağı baldo pirinç, 3 su bardağı sıcak su (veya et suyu), 2 yemek kaşığı tereyağı. Hazırlanışı: Pirinçler 20 dakika sıcak suda bekletilir. Tereyağında şeffaflaşana kadar kavrulan pirinçlere su ve tuz eklenir. Kısık ateşte suyunu çekince üzerine havlu kağıt konularak demlenmeye bırakılır. 4. Ferahlık: Narlı ve Tulum Peynirli Roka Salatası Yoğun aromalı ana yemeği dengeleyecek modern bir dokunuş. Malzemeler: 1 demet roka, yarım su bardağı nar tanesi, 3 yemek kaşığı ufalanmış tulum peyniri, ceviz içi, zeytinyağı, nar ekşisi. Hazırlanışı: Rokalar elle koparılarak bir kaseye alınır. Üzerine nar taneleri, ceviz ve tulum peyniri serpilir. Sosu gezdirilerek taze servis edilir. 5. Final: Tam Ölçülü Un Helvası İftarın ardından çay keyfine eşlik edecek, ağızda dağılan bir klasik. Malzemeler: 100g tereyağı, 1 çay bardağı sıvı yağ, 2 su bardağı un. Şerbeti: 2 su bardağı süt (veya su), 1,5 su bardağı şeker. Hazırlanışı: Yağlar tencerede eritilir, un eklenerek rengi koyulaşana ve kokusu çıkana kadar sabırla kavrulur. Diğer yanda şeker süt içinde eritilir (kaynatmaya gerek yok). Kavrulan una şerbet dökülür ve hızla karıştırılarak kıvam alması sağlanır. Kaşıkla şekil verilerek ılık servis edilir. Bu menü protein ve lif açısından zengindir. Ancak kuru meyveli ana yemek şeker dengesi içerdiği için tatlı porsiyonunu küçük tutmak ve yemekten en az 30 dakika sonra tüketmek daha sağlıklıdır. Haber: Yiğit Medya Grubu Genel Yayın Koordinatörü İrem Sönmezoğlu

Yeşilay Haftası'nda Bağımlılıkla Birlikte Mücadele Haber

Yeşilay Haftası'nda Bağımlılıkla Birlikte Mücadele

Yeşilay, hafta boyunca düzenleyeceği etkinliklerle alkol, tütün, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığına karşı toplumsal farkındalığı artırmayı hedefliyor. Saha Etkinlikleri ve Farkındalık Çalışmaları Hafta kapsamında 81 ilde yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde geniş çaplı organizasyonlar düzenlenecek. Şehir meydanlarında kurulacak stantlarda uzmanlar tarafından bilgilendirme broşürleri dağıtılırken, Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM) aracılığıyla sunulan ücretsiz rehabilitasyon destekleri hakkında vatandaşlara detaylı sunumlar yapılacak. İlk Dersim Yeşilay Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı tüm resmi ve özel okullarda 5 Mart Perşembe günü "İlk Dersim Yeşilay" etkinliği düzenlenecek. Yeşilay tanıtım videosunun izletileceği, "Yeşilay'ı Tanıyalım" oturumunun düzenleneceği programda, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyine yönelik "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Programı" etkinlikleri yapılacak. Genç Nesil Hedefte Yeşilay Cemiyeti yetkililerinden alınan bilgilere göre, bu yılki çalışmaların odağında özellikle genç neslin bağımlılıktan korunması yer alıyor. Okullarda düzenlenen seminerler ve spor müsabakalarıyla, gençlerin boş zamanlarını bağımlılık yaratan maddelerden uzak, fiziksel ve zihinsel aktiviteyle değerlendirmesi teşvik edilecek. Uzmanlardan "Birlikte Mücadele" Çağrısı Konuyla ilgili yapılan açıklamada, bağımlılıkla mücadelenin sadece bireysel değil, toplumsal bir görev olduğu vurgulandı. Yeşilay yetkilileri, "Bir asrı aşkın süredir devam eden bu mücadelede, her yaştan vatandaşımızı 'Benim Kulübüm Yeşilay' diyerek bu hareketin bir parçası olmaya davet ediyoruz," ifadelerini kullandı. Hafta boyunca devam edecek olan etkinlik takvimine Yeşilay’ın resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden ulaşılabilecek. Haber: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu

Medyabim Kurucu Ortağı Cengiz Elmas’tan Yiğit Medya Grubu’na Ziyaret Haber

Medyabim Kurucu Ortağı Cengiz Elmas’tan Yiğit Medya Grubu’na Ziyaret

Sektörel iş birlikleri ve teknolojik gelişmelerin ele alındığı bu ziyaret, bilişim dünyasının mutfağında yer alan isimlerin sıra dışı yaşam tarzlarını ve devrim niteliğindeki yeni projelerini de ponpon ışığı altına çıkardı. Çeyrek Asırlık Tecrübe: Medyabim’in Dönüşüm Yolculuğu 2000 yılında Şükrü Emre Erim ve Cengiz Elmas tarafından kurulan Medyabim, kurulduğu günden bu yana internet hizmetleri, yazılım ve Linux temelli anahtar teslim sistem çözümleriyle kalite standartlarını zirveye taşıdı. 2005 yılında stratejik bir karar alarak odak noktasını daraltan şirket; sadece Domain Kayıt, Webhosting, Kiralık Sunucu (Dedicated Server), Sunucu Yönetimi ve Danışmanlık alanlarında uzmanlaşarak profesyonel bir yapıya büründü. Medyabim, 2006 yılında Bursa’da kendi öz kaynaklarıyla kurduğu 150 server kapasiteli Datacenter ile altyapı konusundaki gücünü kanıtlarken, girişimcilere ekonomik ve işlevsel çözümler sunma misyonunu bugüne dek başarıyla sürdürdü. Teknolojiyi Üretiyorlar Ama Tüketmiyorlar: "Dijital Münzevi" Kurucular Ziyaretin en dikkat çekici detayı ise şirketin kurucuları Cengiz Elmas ve Şükrü Emre Erim’in teknolojiyle olan paradoksal ilişkisi oldu. Türkiye’nin en büyük internet sunucu altyapılarından birini yöneten bu iki isim, özel hayatlarında modern dünyanın dijital bağımlılıklarından tamamen uzak bir yaşam sürüyor. Büyük bir internet sunucu şirketi sahibi olmalarına rağmen, kurucular Cengiz Elmas ve Şükrü Emre Erim; akıllı telefon, sosyal medya ve günümüzün dijital tüketim araçlarını özel hayatlarına asla dahil etmiyorlar. Bu prensipli duruş, aile bireyleri de dahil olmak üzere tüm yaşamlarına sirayet etmiş durumda. 15 Yıllık Sessizlik Yapay Zeka ile Bozuluyor Medyabim, operasyonel gücünü altyapı ve sosyal sermayeye yatırırken, vitrinini yaklaşık 15 yıldır aynı statik yapıda koruyordu. Ancak bilişim devi, uzun süren bu sessizliğini dev bir adımla bozmaya hazırlanıyor. Cengiz Elmas’ın ziyaretinde sinyallerini verdiği üzere şirket; yapay zeka destekli, üst teknolojiyle donatılmış yeni web sitesiyle kullanıcılarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 2006’dan beri kullanılan mevcut sistemin yerini alacak olan bu yeni platform, hem görsel hem de işlevsel anlamda modern internet projeleri için yeni bir çağın kapılarını aralayacak. İnternet projeleriniz için Medyabim, gereksiz maliyetlerden arındırılmış, ekonomik ve yüksek performanslı altyapı sağlama vizyonuyla, yeni nesil dijital dönüşümün öncüsü olmaya devam edeceğini bu ziyaretle bir kez daha perçinlemiş oldu. Haber: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu - Editör Özlem Bayar

Doğa ile Adrenalin Arasındaki İnce İp: Bursa Kanyon Derneği’nden Güvenlik ve Keşif Dersler Haber

Doğa ile Adrenalin Arasındaki İnce İp: Bursa Kanyon Derneği’nden Güvenlik ve Keşif Dersler

Şehir hayatının beton duvarları arasında sıkışan modern insan için bir kaçış kapısı aralayan Bursa Kanyon ve Doğa Sporları Derneği (Kanyon Bursa), sadece bir spor kulübü değil, aynı zamanda bir yaşam okulu misyonu üstleniyor. "Canımızı birbirimize emanet ediyoruz" diyen Dernek Başkanı Şenol Demir ve Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Ergül, kanyon sporunun bilinmeyenlerini, tehlikelerini ve büyüleyici dünyasını ajansımıza anlattı Dağcılık ve tırmanışın bir noktadan sonra sınırlarına ulaştığını belirten Bursa Kanyon ve Doğa Sporları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Demir, kanyon sporunun bambaşka bir disiplin ve ekip ruhu gerektirdiğini vurguluyor. İstanbul ve farklı illerden gelen uzmanlardan eğitim alarak eğitmenlik seviyesine ulaştıklarını ifade eden Demir, son dört yıldır Bursa’da profesyonel kanyon eğitimleri vererek yeni sporcular yetiştirdiklerini dile getirdi. Narlıdere’den Kanyonların Derinliğine: Zorlu Eğitim Süreci Eğitimlerin sadece teoride kalmadığını, pratik aşamasının hayati önem taşıdığını belirten Demir, süreci şu sözlerle aktardı: "Pratik eğitimlerimizi Narlıdere köyündeki 18-20 metrelik eğitim kayasında gerçekleştiriyoruz. Burada arkadaşlarımıza bileği kavrayan kauçuk tabanlı bot, emniyet kemeri, kask ve ip gibi hayati ekipmanların kullanımını öğretiyoruz. 'Emniyet bende!' komutu verilmeden iniş başlamaz. Bizde bir hata, tüm ekibi etkiler." "Yarıda Bırakma Lüksünüz Yok" Kanyon sporunu diğer doğa sporlarından ayıran en keskin çizginin "geri dönüşün imkansızlığı" olduğunu belirten Şenol Demir, "Bisiklete binmeye ya da koşmaya benzemez. Kanyona tüm ekiple girdiyseniz, güvenli bir şekilde hep birlikte bitirmek zorundasınız. Bir arkadaşınız sakatlandığında onu orada bırakıp yardım getirmeye gitme lüksünüz yok. Kolektif bir yaşam mücadelesi veriyoruz," dedi. Demir, 2006 yılında Valla Kanyonu’nda ayağı kırılan bir sporcuyu 1.5 kilometre boyunca açık alana taşıyarak helikopterle tahliye ettikleri anıyı, güvenliğin önemine örnek olarak gösterdi. Doğanın Görünmez Tabloları ve Beklenmedik Riskler Ayvaini Mağarası gibi doğa harikalarını dünyada çok az insanın görebildiğini belirten Demir, doğanın sanatına duyduğu hayranlığı şu sözlerle özetledi: "Dünyanın en yetenekli ressamını getirseniz o tabloyu çizemez." Ancak bu güzelliğin yanı sıra risklerin de her zaman var olduğunu hatırlatan başkan, 135 metrelik bir iniş sırasında yakalandığı 4.5 şiddetindeki deprem anısını paylaştı: "Doğal ortamda vahşi hayvanların bölgesindesiniz. Bir hayvanın fırlattığı taş ya da bir deprem, küçük heyelanlara neden olabilir. Önemli olan bu riski, birbirini seven ve canını emanet edebilen bir ekiple yönetmektir." Uluslararası Buluşmalar ve Keşif Raporları Dernek, sadece Bursa ile sınırlı kalmayıp Türkiye genelinde de lokomotif görevi görüyor. Geçtiğimiz yıl Manisa Sipil Dağı Yarıkkaya Kanyonu’nda düzenlenen festivalde 16 Türk derneği ve İranlı bir ekiple 300 kişilik dev bir organizasyona imza atıldı. Mersin Kestel Batı Kolu kanyonunda 4 gün 4 gece süren geçişler gibi zorlu faaliyetler yürüten ekip, gidilmemiş kanyonları keşfederek teknik raporlarını (iniş sayısı, su durumu, giriş-çıkış koordinatları) Wicilock gibi platformlar üzerinden diğer sporcularla paylaşıyor. Yılmaz Ergül: "Kanyon Geçişi Bir Mühendislik İşidir" Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Ergül ise bu sporun sadece adrenalin değil, ciddi bir planlama işi olduğuna dikkat çekti. Bilgi paylaşımında seçici olduklarını ve her kanyonun öncesinde muhtarlarla görüşülüp ön araştırma yapılması gerektiğini belirten Ergül, "Mart ayı itibarıyla faaliyetlerimizi planlıyoruz. Bu işi maddi kazanç kapısı olarak gören sahte rehberlere karşı dikkatli olunmalı. Bizde her şey kolektif bir çalışma ve büyük bir incelikle planlanır," ifadelerini kullandı. Maddi Kaygı Değil, Güvenlik Öncelikli Son olarak derneğin kar amacı gütmediğini vurgulayan Başkan Şenol Demir, talep edilen cüzi ücretlerin sadece malzeme ve yol giderleri için olduğunu belirtti. 3400 kiloya kadar dayanıklı özel iplerle en yüksek güvenlik standartlarında spor yaptıklarını söyleyen Demir, 8 yıllık süreçte ciddi bir kaza yaşamamış olmalarının bu disiplinli çalışmanın bir sonucu olduğunu hatırlatarak tüm doğaseverleri bu bilinçle hareket etmeye davet etti. Haber: Yiğit Medya Grubu Genel Koordinatörü İrem Sönmezoğlu - Editör Özlem Bayar

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.